MUAMMA

Gökyüzünün karanlığında kayboldum öylece. Yıldızların varlığı yok denecek kadar az bu gece. Tıpkı içimdeki rüzgârın sesi gibi parlıyor arada bir tanesi hafifçe. Arabaların uğultusu dolanıyor yine yolların sessizliğinde. Yürüyor birkaç insan sokakların kuytu köşelerinde. Koyu yazılmış cümleler kadar belirginleşiyor adımlar. Her birinin yüreğinde ayrı ayrı imtihanlar. Belli ki itekliyor onu da zorluklar, belli ki çalmış yine kalbinin kapısını hüzünlü zamanlar. Saklanıyor bir kenara, dara düşünce hepsi çıkıyor işte tüm bu matem dolu anların. Gözlerimin buğusu silinmiyor, bulanıklaşıyor yine yaşadığım hayatım. Soğuk dalgalar sarıyor her yanımı, titriyor sıcağın ortasında damarlarım. Düşünüyorum da muamma gibi geçiyor bazı saatler. Dolmuyor kalemimle yazdığım yüreğimden çıkan kelimeler. Sonra anlamsız bakınmaların yerini alıyor satırların, kulaklarıma uğruyor o bahar akşamındaki yumuşak rüzgârın. Bak! Geçiyor yanımdan usulca içime çektiğim kokun. Ne de güzel duruyor gölgenin hizasında attığın adımların. Hangi oyunun içinde saklandığımı bu kez bulamadım. Kaybettim, silindi izleri tüm o yolların çıkamadım. Küçük dünyamın içinde ilerlerken yavaş yavaş beklediğimi görüyorum bir durakta. Bir baloncu geliyor uzakta, yüzündeki çizgiler anlatıyor içindeki yarayı izliyorum. Yanıma geldiğinde yarasını kapatmak için istiyorum o rengârenk balonları, hepsini alıyorum. Gökkuşağı kadar renkleniyor bir anda hatıralarım. Her balona ayrı ayrı isim konduruyor, dolduruyorum içini anılarımla. İstemediğim ne varsa yerleştiriyorum aklımdakileri, silmek isteyipte silemediklerimi. Kaldırıyorum artık yüreğimdeki ve gözümdeki perdelerimi. Çıkarıyorum sahnemden beni perişan eden ne varsa her zerresini. Unutuyorum beni ben yapan alışkanlıklarımı, değiştiriyorum beni anlatan süslü cümleleri. Artık bir muamma içerisindeyim sonu belli olmayan. Bilmem ki nasıl kurtulabilirim bu mutsuzluktan. Öyle bir muamma ki yaşadığım saatler, anlamsız geliyor geçen o hüzünlü günler. Sen..! Olurda çözemezsen bu bulmacayı, kaybolur hayatının parça parça kutucukları. Dolduramadığın zaman bu kenarlıkları, işte o zaman sevenlerine sakla giderken söylediğin eyvallahları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir