Aşkın Kalp Atışlarını Duydum

Aşkın kalp atışlarını duydum yüreğimin en ücrasında,
Acıdan mıdır, varlıklı yokluktan mıdır bilemedim.
Susamışlığın en kalabalık haliydi,
Ve gözyaşının tam önündeydi hayali, hayaleti…
Bir, iki, üç derken bir duvar örüldü gönül kapısının karşısına,
Atışlar durur gibi, adı gurur gibi, ötesi cehennem gibi bir şey!
Ateşler içinde yanıp acıya yaslanmak, çarenin çaresizliği,
Kimselerin yaklaşmadığı; ama inadına istediği,
Direnip direnip vazgeçtiği, korkarak cesaret ettiği,
Aşkın kalp atışlarını duydum…

Gayret edilip, hayretler içinde kalmışlığın verdiği şaşkınlık,
Kim bilir belki kızmışlık, belki ağlamanın verdiği anlamsızlık,
Bir şarkıyla coşan yüreklerin sarılmışlığı
O anda birleşen iki kalbin bir olmasıyla,
Aşkın kalp atışlarını duydum…

Gururla yürüyen kalplerin, aşkın kimsesizliğini yüzüne vurması,
Bir gülümsemeyle gururun yerle bir olup dünyanın durması,
O an ki heyecan, o an ki mutluluk, umuda kapıların açılmasıyla,
Aşkın kalp atışlarını duydum…

Ölümün bile ayıramadığı mezarda ki kalbin,
Her yağan yağmur da camda ki bir damla umudun,
İlmek ilmek işlenen hayallerin gerçekliğiyle konuşmasının,
Her kelimenin başka başka kalpler de binlerce kez tekrarlandığı an ki,
Aşkı kalp atışlarını duydum…

Kıyıya vurduğu anda sudan çıkmış balığın yaşama fısıldadığının,
Rıhtımda oturan bir çift gözün gelecek umuduyla döktüğü gözyaşının,
Gökte bir yıldıza dalıp giden bakışların dalgınlığının,
Bitti dendikçe çoğalan, belki çoğaldıkça acıtan, acıttıran,
Tek bir saç teline kıyamayan o aşkın kalp atışlarını duydum…

Ömürlerin feda edilip, geri dönüşlerin pişmansızlığı,
Bazen isyanın hedef aldığı, kurşunların sıyırdığı,
Affetmenin büyüklükten değil, bir bakıştan güç aldığı,
Pişmanlıkların nam saldığı, yine ille de o dedirten,
Aklın, mantığın savunmasız kaldığı aşkın kalp atışlarını duydum…

Zamanla işi olmayan, zamansız zamanlarda kalplere ok gibi saplanan,
Maviyle umutlanıp, yeşille huzurlanan,
Kiminin kalbini yumuşatan, kimini hırçınlaştıran,
Sorgusuz sualsiz kapıyı çalan, buyur etmeden yüreklere alınan,
Günü gününü tutmayan, nazıyla yürekleri hırpalayan,
İki kalbi aynı duyguyla birbirine bağlayan, bazense ayıran,
Kimi zaman günah keçisi, kimi zaman hayaliyle dans ettiren,
Dillerde duaları, sema da elleri birleştiren,
Merdiven başında bekleyen, basamak atlatıp geri döndüren,
Durup dururken kırılan, duruldukça sakinleşen,
Acısıyla tatlısıyla kendini kabullendiren,
Ah vah dense de her koşulda varlığına şükredilen,
Aşkın kalp atışlarını duydum…

BETÜL HARMANBAŞI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir