BABİL KULESİ

Babil Kulesi, dünyanın yedi harikasından biri sayılan Babil’in Asma Bahçeleri içinde bulunan, Tanrı Marduk adına yapılmış efsanevi kuledir. Yer ile göğü bağlayan kutsal bir ağacın varlığına inanan Sümerliler bu kutsal ağacı temsil eden kuleyi yapmışlardır. Tanrıdağı da dedikleri kule 5000 yıl kadar önce yapılmıştır.

Babil Kulesi, temelde 90 metre genişliğe ve 90 metre yüksekliğe sahip olmakla birlikte 7 katlı idi. Kule’nin birinci katı 33, ikinci katı 18, üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı katları 6, en üst katı ise 15 metre yüksekliğindeydi. Aslında bir ziggurat olan kulenin yapısına baktığımızda her katı, tanrıya ulaşılan yolda bir aşamayı simgeler.

1.katı taşı,

2.katı ateşi,

3.katı bitkiyi,

4.katı hayvanı,

5.katı insanoğlunu,

6.katı güneşi ve gökyüzünü,

7.katı ise melekleri sembolize etmektedir ve bir insan ancak bütün bunları öğrenip anladıktan sonra yani yedi basamağı sırayla çıktıktan sonra tanrıya ulaşabilir.

85 milyon tuğladan yapıldığı söylenen kulenin çevresinde rahip sarayları, ambarlar, konuk odaları, Tanrı Marduk adına yapılmış bir diğer tapınak olan Esagila’ya giden aslanlı geçit ve dini tören yolu vardı. Esgila 20 metre yüksekliğinde, 450 metre eninde ve 550 metre boyundaydı.

Babil’i işgal eden Tikulti-Ninurta, Sargon, Sanherip ve Asurbanipal kuleyi yıkmışlardı. Babil kralları Nabupollasor ve Nabukadnasor kuleyi yeniden yaptılar. Fakat Babil’i işgal eden Pers kralı Xerkes kuleyi yıktı ve onaran olmadı.

Kutsal kitaplarda ve pek çok efsanede bahsi geçen Babil Kulesi, dillerin kökenine dair bilinen ilk efsanelerden biridir. İnsanlar tanrıya ulaşmak ve ona daha yakın olabilmek için, göğe yükselen bu kuleyi inşa etmeye girişmişlerdir. Efsaneye göre tanrı kendisine ulaşmaya çalışan insanların kendini beğenmişliğine kızar ve ceza olarak o zamana kadar aynı dili konuşmakta olan insanların dillerini karıştırarak birbirlerini anlamalarını engeller. Ayrı bir dil verdiği her insanı dünyanın dört bir tarafına savurmuştur. İnsanlar dilleri değiştiği için birbirleriyle anlaşamamışlar ve kulenin yapımı da durmuştur. Bu efsaneye göre dünya üzerinde çok sayıda ulus ve uluslara ait binlerce dil türemiştir.

Babil kelimesi, İbranice basel okunuşunun babel şekline dönüşmesinden türemiştir ve Eski Ahit’te ‘kargaşa, karışıklık’ şeklinde açıklanır.

İsmi verilmemekle birlikte Kur’an’da Babil Kulesi’ne benzer bir kuleden basedilir. Kur’an’da bahsi geçen bu kule Babil’de değil, Musa peygamberin yaşadığı dönemde Mısır’da geçer. Firavun veziri Haman’a kendisine kilden bir kule inşa etmesini ve çıkıp Musa’nın tanrısına bakacağını söyler.

Çeşitli efsanelerde ve kutsal kitaplarda da bahsi geçen Babil Kulesi, yüzyıllar boyunca pek çok ressama da ilham kaynağı olmuştur. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir