Yeşil Dalga

0

asdas

       1970 ve 80 yılları arası çevre bilimcileri doğanın bize verdiği nimetlerin bir süre sonra tükenme ihtimalinin olduğu, kaynak kullanımının azalacağı hatta yok olacağı görüşünde bulundular.Yıllardır sürüp giden ‘yeşil’, ‘yeşile dönüş’ konuları şirketlerin Global dünyada asla başa çıkamayacakları bir rakiptir, onların bu dünya da yer almaları için uygulamaları gereken ilk stratejik ve politik yoldur.

      Günümüz de ‘Yeşil Dalga’ yla mücadele etmeyen büyük ya da küçük hangi şirket olursa olsun bedelini ağır ödeyecekleri konusunda hiç şüphem yok. Zamanında Sony’ nin de başına geldiği gibi çevreye yönelik hassasiyeti dikkate almayan şirketler, tüketiciler ve rakiplerinin baskısına da maruz kalmaktadırlar. ‘Yeşil pazarlama’, ‘Yeşil Tüketim’ gibi ince ayrımın olduğu konularda tüketicinin satın alım davranışları önemli olduğu gibi esas omuzlardaki yük, üretici firmalara aittir. Çünkü ürün yada hizmetleri meydana getiren onlardır, çevreye zarar vermeden yapılan ve insana zarar vermeyecek ürünler onların ellerinden çıkmaktadır. Bu durumda ilk  sorumlu şirketlerdir ve ürünlerin sağlık derecesi verip satın alma kararını veren tüketicilerde ikinci rolü oynamaktadırlar.

    Şimdi bu özeti tekrar geçtikten sonra ‘yeşil dalga’ konusuna gelelim. “Güneş nasıl her sabah doğup, her akşam tekrar batıyorsa”, her gün çevresel binlerce problem doğuyor ama batmıyor. Giderek birbirini tetikleyen bir yığın halinde çoğalıyor. Her gün daha da değişerek, daha da büyüyerek bir felaketin erken habercisi olarak ertesi gün kaldığı yerden devam ediyor. Yeşil dalga; çevresel problemlerin karşısında alınamayan önlemler sonucu bir sorunun üzerine yenisinin eklenmesi ve bunun denizde büyüyen bir dalgaya benzetilmesidir. Dünyanın ileri gelen şirketleri 92 yılında Rio de Janeiro da düzenlenen dünya şirketleri zirvesi çevresel sorunlar, 2002 de Güney Afrika dünya şirketleri yine  çevresel problemler üzerine konuştular, tartıştılar. Her yıl dünya zirvesi olmasa da Avrupa, Amerika ya da bir çok ülkenin kendi arasında yapmış olduğu bu küresel sorun zirveleri nihayetinde şirketlerin gözünü 20 yılda zor korkutmuş olacak ki çevreyi, doğayı zor kavrayıp bir şeyler yapmaya başladılar. Yaparken yok etmek zaten insanoğlunun işi.. Doğaya  vermeyi çalıştığı şeyi aslında doğadan alıyor, buda komik bir facia diyelim.

      Nihayetinde 21 yy.da çevre ve küreselleşme ile ilgili şirketlerin anca uyanmış olduğunu, 1970′ ler deki gelgitlerin , günümüzde yeşil dev dalgalara dönüştüğünü vurgulayabiliriz. Aman siz siz olun, işletmenize daha muhasebe personeli almadan, ‘yeşil strateji personeli’ mutlaka alın.

Bol Yeşil Günler, Sadelik Üzerinize olsun…

Şule DOĞTÜRK

[Toplam:3    Ortalama:5/5]

Leave A Reply