Tamamıyla Kişisel (1) Çözümsüz Sorular

0

Nedir bu yüzyıldan çektiğimiz? Nedir bu olup bitenler? Kirlenmiş bir çağda, aslında kirlenmiş beyinlerle dolu bir dünyada yaşıyoruz. Hepsinden uzaklaşmak için bir yol arıyoruz. Ben bu yolu müzikle buldum. Belki de tek yol buydu. Kendimi , duygularımı dışa yansıtmanın bir yolu.

Herkesin düşündüğü (?) daha doğrusu düşündüğünü sandığı aslında tamamen kalıplara sıkışmış, amaçların birbirine karıştığı bir dünya burası. Karışık bir yüzyıl bu yüzden. Belki sorsalar doğmak istemeyeceğim bir yüzyıl. Her şeyden sıyrılmak için en iyi çözüm kulaklığı takıp birkaç dakikalığına olsa da uzaklaşabilmek. Kendi halinle yaşayabilmek. Kendini bulabilmek. Benim yaptığım tamamıyla bu.

Beethoven—Silence. Sizi bu yüzyıldan alıp 18. ve 19. yüzyıllara alıp götürecek bir parça. Yani o büyük bestekarın yaşadığı yüzyıllar. Belki kendinizi o günün kadın ve erkek kostümleriyle hayal bile edebilirsiniz. Geçtiğiniz sokaktaki herkesi. Yaptığınız işlerde kıymet bilirler belki diye düşünürsünüz sonra. Belki o zaman yaşamış olsaydım yaptığım işler çok daha kıymetli olacaktı.

Belkide bunları hiç düşünmeyip sadece yaşamak nasıl olurdu o zamanlar diye hayal de edebilirsiniz. Bence çok daha güzel olabilirdi. Hayat her zaman her yüzyılda zor olacak bunu geçmişten günümüze bakarak anlayabiliriz. Fakat yaşamak, nefes alıp vermek ya da bir aşkı yaşamak. Kesinlikle muhteşem olurdu!

İnsan zihninin derinliklerinde belkide hepimizin içinde bir yerde var bunlar. Biliyorum ki en azından bir kere de olsa hepimiz başka bir zamanda yaşasaydım nasıl olurdu diye düşünmüşüzdür. Benim için herhalde bu çağlar geliyor en başta. Daha sonrasında ise daha da eskiye gidiyorum. Belki insanlığın en başına. O zamanlar bile hayat çok zordu. Vahşi doğa ile mücadele etmek vardı yaşamak için. Bir şekilde yaşamak zorundaydı insanlar.

Bu düşünceleri birinin aklına getireceğini nereden bilirdi Beethoven. Bilseydi başka insanların hayatlarına bu kadar dokunabildiğini başka besteler de yapar mıydı? Yoksa sadece kendi hayatını dinletip bize kendi yaşadıklarını mı yaşatmaya çalıştı? Bu kadar acımasız olabilir miydi yada çok sevecen? Hangisi en doğru tanım karar veremiyorum. Sizin için cevap neyse doğru da odur. Çünkü her şey tamamıyla kişisel.

Tuğba Yılmaz

[Toplam:2    Ortalama:4.5/5]

Leave A Reply