Sadelik Çağı Başlıyor

0

Teknoloji bağımlılığı, medya dağınıklığı ve fiziksel aşırılıklar hayatlarımıza daha fazla karmaşıklık katarken, her gün daha fazla insan her yerde ve her şeyde daha fazla “SADELİK” aramaya başladı. Doğal kaynaklar azaldıkça ve insan nüfusu arttıkça, eskiden olduğu gibi gösterişli ve savurgan bir yaşamı sürdürebilmek giderek imkânsız hale geliyor. Bu nedenle 21. Yüzyıl insanı “sadeliği” içinde barındıran “basit, yaratıcı ve fonksiyonel” konseptlere doğru yönelmeye başlıyor. Bu yüzden günümüzde yenilikçi fikirler, karmaşıklıktan ziyade sadelik üzerine çalışıyor.

Sadelik konusu, bir trend haline geldikçe, sadece bireylerin değil şirketlerin ve girişimcilerin de gündemine yerleşiyor. Sadelik trendinde en önemli araçlardan biri 3 boyutlu yazıcılar. 3 boyutlu yazıcıların çıkışı ile birlikte her geçen gün yeni alanlarda üretilenler bizi şaşırtmaya devam ediyor. Basitlik, fonksiyonellik, düşük maliyet, geri dönüşümlü malzeme, az yer kaplama, ulaşılabilirlik gibi özellikler taşıyan yeni ürünler artık 3 boyutlu yazıcılar ile hayatımızın tam içerisine giriyor. Son dönemde sadelik konsepti ile hayata geçen, inşaat sektörü için devrim niteliğindeki 3 boyutlu yazıcı ile üretilen evler dikkat çekiyor. Artık 24 saat içerisinde 10 evin yapılabildiği bir hıza ulaşan 3 boyutlu yazıcı teknolojisi ile üretilen evler, 30 m2’lik mütevazi ölçüsüyle en fonksiyonel şekilde insanların hayatlarını sürdürmesine olanak sağlıyor. Bu inovatif evler, kullanılan malzemeler, boyutları ve atık sistemleri ile sürdürülebilirlik açısından da oldukça önemli. Üstelik maliyetleri de geleneksel malzemelerle üretilen evlerden daha uygun.

Tüketicinin nabzını en iyi tutan ve gelecek trendleri belirleyen otomotiv sektöründe de “sadelik” gün geçtikçe daha fazla ön plana çıkıyor. Şehir yaşamının giderek kalabalıklaştığı günümüzde “şehir otomobili” konsepti ile küçük, daha gösterişsiz ancak kalite ve konfor anlayışını taşıyan  çevreci araçlar geliştiriliyor ve şehirli tüketiciler tarafından tercih ediliyor.

Dünyanın “sadelik” trendine yönelmesinde pek çok neden var. Bunların başında dünya çapında finansal krizler, çevresel endişeler, yüksek dereceli kişisel borçlar, küresel toplumsal algının yükselişi, karmaşık gösterişin yerini fonksiyonelliğin alması ve en önemlisi ise mülkiyet tutkusunun yerini, hayatı yaşama” isteğine bırakması geliyor.

30 saniyede etki yaratmak

Sadece teknolojik ya da toplumsal değil, iletişim anlamında da giderek daha fazla sadeleşme eğilimi güdüyoruz. Artık tüketiciye ne söylememiz gerekiyorsa sayfalarca metinle değil, sadece 140 karakterde söylemek zorundayız. Konuşmaktansa görselleştiriyoruz. Tüm mesajımızı en fazla 3 cümlede, 30 saniye içerisinde vermemiz gerek. Yoksa dikkatler başka yere kayıyor. Gün içerisinde o kadar çok mesaj bombardımanına tutuluyoruz ki, ancak en sade ve yaratıcı olanlar aklımızda kalıyor.

Günümüzde yepyeni iş alanları yaratan paylaşım ekonomisi de “sadelik” kavramı ile bire bir ilişkili. Artık tatil için gösterişli otellerde kalmak yerine, daha uygun fiyatlarla AirBnB üzerinden kiralayarak, insanların yaşadığı evlerde kalıyor, paramızı o tatilde yaşayacağımız “deneyimlere harcamayı” tercih ediyoruz.

Siegel+Gale tarafından 14 bin katılımcıyla, 9 ülkede 857 marka ile gerçekleştirilen ve bu yıl 7.’si yayınlanan “Küresel Marka Sadeliği Endeksi”ne (Global Brand Simplicity Index) göre:

  • Tüketicilerin yüzde 64’ü daha sade deneyimler için para harcamayı istiyor,
  • Tüketicilerin yüzde 61’i bir markayı “sade” olduğu için tavsiye edeceğini belirtiyor,
  • Sadelik deneyimi sağlamayan markalar masada yaklaşık 86 milyar dolar bırakıyor,
  • En sade küresel markaların hisse portfolyosu, önemli endekslere yöre yüzde 330 daha iyi performans gösteriyor.

Dünya çapında araştırmalar bize, markaların giderek sadelik üzerine yoğunlaştığını ve tüketicilerin de bu markaları tercih ettiğini ve aidiyet gösterdiğini anlatıyor.

Gösteriş ve karmaşıklık çağı geride kaldı. Ancak “SADELİK” hiç de kolay değil. Bunu başarabilen markalar ise tüketicinin tercihi olarak ayakta kalabilecekler gibi gözüküyor. Bunun için hepimizin marka taahhütlerini yeniden gözden geçirmesi gerekecek.

Siz “SADELİK” çağına hazır mısınız?

( Not: https://hbrturkiye.com sitesinden alınmıştır.)

Leave A Reply