MAKSİM GORKİ-ANA

0

Maksim Gorki’nin “ANA” eseri beni derinden etkilemişti. Kütüphanemdeki başyapıt ve amcamın şimdiye kadar bana verdiği en güzel hediye.. En ince ayrıntısına kadar aklımdadır, seneler önce okumuş olmama rağmen. Tabi ki bu eserin yanında beni etkileyen birçok eser var. Onları da zamanla yazacağım.

“Eserin baş karakteri yani Ana kendisini sürekli döven işçi kocasının ölümünün ardından oğlu Pavel ile birlikte yaşamlarını sürdürmeye başlarlar. Bir süre sonra Pavel yaşadıkları kasabadaki gençlikten çok farklı bir şekilde büyümeye başlar. Anne Pelage, oğlunun diğer gençlerden daha farklı bir kimliğe büründüğünü yani olgunlaştığını fark edip yaşantısını çok merak eder. Ardından oğlunu gizli bir şekilde takip etmeye başlar. Bu arada evleri kitapla dolup taşmıştır. Bu kitaplar sayesinde Pelage, oğlunun yaşantısını incelemeye başlar. Kitapları okur, araştırır ve uzun uğraşlar sonucunda Pavel, annesini sosyalizm ve işçi kesimin burjuvalarla olan çatışmasıyla tanıştırmıştır. Tabi bu süreç içerisinde, Pavel artık her gün şehirden arkadaşları ile toplanıp konuşmalar yapmış, belirledikleri sorunları çözmek için hep beraber uğraşmış ve buna ek olarak fabrikadaki sefil işçi hayatı üzerine tartışıp bildiriler hazırlamışlardır. İlk başlarda sadece uzaktan takip edip, izleyen Pelage aralarına katılmaya karar vermiştir. İlk başlarda ürkek davransada bir süre sonra oğlu ve arkadaşlarıyla içli dışlı olmaya başlamıştır. Anlaşılacağı üzere artık oğlu ile aynı yola baş koymuştur.
1905 devriminden önceki bu olaylar işçileri despotluğa karşı ayaklandırmıştır ve en sonunda 1905 devrimi patlak vermiştir. Başta köyde çalışmalarını sürdüren Pelage, işçilere ve köylülere bildiri dağıtır. Böylelikle toplumda etkin bir üye olmuştur. Bu sosyalizm için çalışmalar oğlu ve arkadaşlarıyla devam etmiştir.
Bu insanlık ve eşitlik için süren savaş en sonunda oğlu ve onun bazı arkadaşlarının içerisi girmesine sebep olmuştur. Pelage de şehirdeki başka bir sosyalist genç olan Nikolay’ın yanına yerleşmiştir. Onunla birlikte bir takım çalışmalar gerçekleştirmiştir.
Mahkemeye çıkan Pavel  ve arkadaşları için şehirden uzaklaştırma yani sürgün kararı sonucunda Moskova’ya gidip oğlunun mahkemedeki savunma konuşmasını dağıtmak için harekete geçer ve bir süre sonra fark edilir. Oğlunun gittiği yoldan giden Pelage bu yolda öldürülür.
Romanda Pelage’nin ölümü nasıl gerçekleştiği açıkça yer almaz fakat bildiri dağıtırken patlak verdikten sonra bekçiler ve jandarmalar tarafından dövülmüştür. Romanında sonunda ise kendi boğazını sıktığı jandarmanın elini daha güçlü sıktığı yer almaktadır.”

Hayatına çok fazla şey katmak isteyen insanların yada şöyle söyleyeyim kitap okumayı çok seven ve kitaplarla yaşantısına birçok şey katan insanlarının işte bu eserden mahrum olmamaları gerekir. Her kitap kurdunun kütüphanesinde ya da okuduğu kitaplar arasında yer almalı ” ANA..”

Ben size bu eseri okumadan ölmeyin derim..

 

                                                                                         Eda YALÇIN

[Toplam:1    Ortalama:5/5]

 

Bir Cevap Yazın