Edebiyat’ın Yeri

4

book-books-colors-flower-photography-Favim.com-307048

   Edebiyat benim için duygularımın, düşüncelerimin, hayallerimin tercümesi, içimde heyecan ve hayranlık uyandıran sanatın adıdır. Hayatım boyunca edebiyatı hep sevmişimdir. Beni taşlı yollardan düz yola çıkaran, yeri geldiğinde yazılarımı güldüren, kalemin ucundan dökülen her harfin ayrı ayrı anlamı olan, gönlümdeki dertlerimi hafifleten hayatımın olmazsa olmazıdır.

   Edebiyatın ‘edep’ kökünden geldiğini hepimiz biliriz. Edep ve terbiye öğretme tarafını düşünürsek, bir fayda çıkar karşımıza. Bu fayda sanatının amacı güzellik ise yazar sadece güzelliğin peşindedir. Güzel sözcüğü ise duygularla ilişkili bir sözcüktür. Güzel olan ne ise onunla aramızda gönül bağı olması gerekir ki bunu kuramıyorsak o nesne artık güzel olmaktan çıkar. İşte bu güzelliğin peşinde olan yazar için ‘yazmak’ bir keşiftir. Sürekli yeni keşiflerle içinde bulunduğu yaşamda otobüs durağında bekleyen değil, her daim yolda olmak ister. Gülen yüzler, mutlu insanlar, masum bir çocuğun küçük bir mimiği bile onun ilgi alanıdır. Her yağmur yağdığında ise damlalar sözcüklere can verir. Zorlanmadan, içinden geldiği gibi yazmak ister ve atılır yazarlık serüvenine.

  Ben yazıyorsam şuan yazmak benim için bir serüven. Aslında yazmayı da çok istedim, yazdıklarımın okuyucularla buluşmasını da. Eskiden de olduğu gibi edebiyatla olan yolculuğum hiç tükenmek bilmedi. Yanıp sönen fenerlerin ışığında doğru yolda ilerlemeye gayret ettim. Edebiyat tutkusu nereden geliyor diye anlatacak olursam aslında hiç böyle biri değildim demekten kendimi alıkoyamam. Nasıl desem… İlköğretim ve ortaöğretim de kompozisyon ödevleri verilirdi ya hani şuanda da vardır belki, bilmiyorum. İşte o ödevleri büyüklerine yaptıran, yazmayı sevmiyorum, nasıl yazacağım diye söylenenlerdendim. Taa ki lise yıllarımda Edebiyat ve aynı zamanda sınıf öğretmenim olan Mustafa ATAŞ hocam ile karşılaşana dek. Bize vermiş olduğu emek, gösterdiği çaba ve öğretme odaklı anlatımı ile farklı bir bakış açısı ile bakmayı, sözcükleri kâğıda dökebilmeyi öğrendim. Bu yüzden değerli hocamın katkısının çok olduğunu düşünüyorum. Edebiyat’ı bize anlamlı kıldığı için, Edebiyat’ın bir sanat olduğunu her gün bize hatırlattığı için ona çok teşekkür ediyorum.

   Hayatınızda edebiyat varsa yaşamınızı yeniden okumaya başlarsınız ve okuduklarınızdan etkilendiğiniz her bir kare kâğıtlara dökülür günü geldiğinde..

[Toplam:25    Ortalama:4.9/5]

                                                                                                                     Kübra Nur HAYTA

4 yorum

  1. Mustafa Ataş

    Sevgili Kübra;düşünmek,düşündükçe kendine sığamamak…Sormak,sordukça doğrunun kalbine inmek…Ve yazmak kalemden güç alarak ve meydan okumak…Yalana dolana,sevgisizliğe,zulme,haksızlığa karşı koyabilmek…Hayata bağlanmanın bir başka yolunun da yazmak olduğunu bilerek yaşamak…Düşün ve yaz ya da yaz ve düşün.İkisi de güzel.Başarılar…

    Reply
  2. Kübra Nur Hayta

    Hocam,
    Söylediğiniz her kelime beni ayrı gururlandırdı. Evet hayata bağlanmanın bir yolu bu; düşünmek ve yazmak.. Teşekkür ederim..

    Reply

Leave A Reply