Delirin Ey İnsanlık

cocuklar

İşte; neyin nesi olduğu belli olmayan yine o his. Yine yaşamdan beni soyutlayan, soğutan o his. Ne anlamı var bunca şeyin diye sorgulamaya başladığım cümlelerin başını geçeli çok oldu. Aman ya deyip amansızlaştırdığım birçok şey zaten umrumun dışına çıkmış durumda. Anlamsız anlamsız oturup anlam yüklemeye çalışmak şuan yaptığım en saçma şey belki de. Bir aşk-ayrılık şarkısı eşliğinde bunları yazıyor olmak sanırım daha da saçması… Deli olabilirim evet, evet ben deli olabilirim. İnanın en güzeli…

Canımın hiçbir şey yapmak istemiyor oluşu delirmeme en büyük sebep. Düşünmeyi bıraktım tam anlamıyla. Ah bu da öyle güzel ki! Düşünsenize, düşünmüyorsunuz! Ne muazzam bir şey… Aklınız görevini yerine getirmemekle beraber beyniniz rahatlıyor. Şu kalbin olayına gelirsek onun olaylara bakışı pek bir çetrefilli. Kendisi pek duygusal malumunuz. Akıl gibi değil ki; akla göre 1+1=2’dir. Lakin kalbe göre bu neden böyledir, neden 2 mahkûm olmuştur 1 ile 1’in toplamının sonucuna gibi sorular sorar. O yüzden onu aradan bi çıkartalım. Nerede kalmıştık, ha tamam. Düşünmek demiştim. Evet, düşünmeyi bırakmak inanın hayatta yapabileceğiniz en deli akıllılıktır. Bir şeyler sizin beyninize zorunlu olarak hükmetmek zorunda bırakılmamalı çünkü. Çünkü aklınız, aklınızdır. Aklınız sizindir. Başkasının değil. Bırakın aklınızı düşünmesin başka türlü hesapları. Yormayın güzelim beyninizi. Mesela ben şuan öyle yapıyorum. Tabi her zaman yapamıyorum. Malum pek ısrarcılar. Bırakmıyorlar. Düşün, düşün, düşünmek zorundasın. O neden böyle dedi, o bugün ne yaptı, ben ona nasıl derim, ben onunla ne konuşayım, onu ne zaman yapar gibi başkalarının hüküm sürdüğü şeylere neden mahkûm olalım ki? Olmayalım tabi, olmayın. Akıl sizin diyorum, ferahlayın biraz. Düşünmek zorunda olmadığınızın farkına varmak için düşünülmediğinizi mi öğrenmeniz lazım yani? Hoş bunu öğrensekte düşünürüz biz. Ne acayip varlıklarız değil mi? Acı acı düşünmek sanki DNA ’mıza işlenmiş. Zor şeyler bizi kendine çekiyor, biz de hiç karşı bir hamle yapmadan kapılıp gidiyoruz. Gitmeyelim işte, ne olur ki? Gitmeyince sanki ölecek değiliz. Zor işte, zorlama. Hani zorladığımız şey güzel bir şey olsa peki diyeceğim; ama değil işte. Akla zarar bu türlü varlıklar. Zorlamayın, bırakın gitsin, aklınızla kalın, aklınızda kalmasın bir şeyler…

Delirin, tavsiyemdir. Delirmek dünyanın en güzel eylemi. Hiç bir şey umrunuzda değil gibi değil resmen hiçbir şey umrunuzda olmuyor! Oh mis… Bir başkasının yaptığı, yapacağı yahut yapma ihtimalini gözünüzün ardına bırakıverin gitsin. Ciddi söylüyorum bakın, dinleyin beni. Delirin ey insanlık! Çıkın bağırın sokaklarda demiyorum ki size. O başka türlü bir delilik çünkü. Onu başka zaman delirdiğim de anlatırım. Düşünmeyin, en büyük delilik bu.

Evet, ben delirdim. Yoksa yazının başında ki o histen buraya nasıl gelebilirdim ki? Bende anlamadım o kısmı zaten. Gelmişim bir şekilde, orasını geçelim biz. İyi de yaptım, aferin bana. Delirdim ne güzel işte. Düşünmüyorum şuan. Hükümleri hükümsüzleştirdim aklımda. Zorlayan bir şeyler yok aklımı. N’apayım yani 1+1=2 ise. Adamlar uğraşmış toplamış 2 demiş. Neden ben oturup bunu düşüneyim ki değil mi? Yapan düşünsün, bana ne. Ben bana bakıyorum şuan, her şey umrumun dışına çıkmıştı söylemiştim. Anlam yüklemeye çalışmıyorum, anlamlar kendi kendini bulsun bu sefer de. Beni uğraştırmasınlar. Ben delirmekle meşgulüm şuan.

Gelelim sonuç kısmına. Evet delirdik. Bu eylemi kendimizden başkasını düşünmemekle gerçekleştirmiş olmak eylemin ta kendisi olmakla beraber tamamını kapsamakta. Rahatladık mı, evet. Eylemimiz başarılı olduysa, ne mutlu size. Eğer bir aksama olduysa, başa dönün, yazının başına yani. Son olarak da; aklınızı kullanın da boşa gitmesin beyninizdeki hücreler. Her zaman benim dediğimi yapmayın. Delirmek, düşünmek zorunda kaldığınız an başlarsa daha anlamlı olur. Hadi o zaman ne diyoruz? Delirin, EY İNSANLIK!!! Çocuklar gibi…

[Toplam:5    Ortalama:5/5]

BETÜL HARMANBAŞI

Leave A Reply