BAŞARI ÜZERİNE..

0

Öncelikle günümüzde başarı dediğimiz olgu aslında tamamen bize ait değil. Ailemizin, sevdiklerimizin, örnek aldığımız insanların bizim adımıza çizdiği yol durumunda. Peki kendimize bir soralım; sadece kendimize ait, kendimizin belirlediği bir başarı yolumuz var mı? İnanın çok çok küçük bir başarı hedefi dahi olsa, kendi çizdiğiniz hedef sizin için çok daha motive edici, çok daha cesaret verici bir hedef olacaktır.

Başarıyı inanılmaz derece arzuyla istiyoruz. Her alanda başarılı olmak, zaferler elde etme arzusundayız. Fakat başarıyı bu denli çok arzulamamıza rağmen çalışma, emek verme konusunda hiç gönüllü değiliz. İstiyoruz ki her şey önümüze serilsin, tüm başarılar emek vermeden gerçekleşsin, emek vermeyelim fakat başarıların en büyüğünü elde edelim. Böyle bir dünya sizce de ütopik değil mi? Tarihte başarılı olmuş kişilerin hayatlarına ufak da olsa bir göz attığınızda, hiçbirinin elleri cebinde yürürken başarılı olduğunu göremezsiniz. Çünkü başarı emek ister, gayret ister, özveri ister, sabır ister.

Başarı konusunda aslında aklımıza ilk gelen isimler dünyanın en zengin kişileri. Şu anda dünyanın en büyük 500 şirketinin yöneticilerinin tavsiyelerini internet vasıtasıyla her an okuyabiliyoruz. Hepsinin tavsiyeleri takip etme gayreti içerisinde olan bir birey olarak şunu söyleyebilirim ki; sürekli isimlerini duyduğumuz, onlar gibi olmayı hayal ettiğimiz ve arzuladığımız dünyanın en büyük şirketlerinin sahipleri/yöneticileri bizden farklı olarak ortak bir paydada birleşiyorlar. Milyarlarca dolarlık bu şirketlerin sahiplerinin/yöneticilerinin severek, isteyerek yaptıkları çok önemli bir aktivite var: OKUMAK!

Warren Buffett, Bill Gates, Mark Zuckenberg.. Tamamı zamanlarının büyük bölümünü okumaya ayırıyorlar. Hatta Bill Gates bırakın gündelik zaman ayırmayı yılda 2 haftayı sadece kitap okumak için ayırıyor. Bu yöneticilerin 2 haftalık zaman dilimlerinin parasal karşılığını tahmin edebilir misiniz? Peki kitaplar bu insanlara neler katıyor dersiniz? Veyahut genel mana da okumak insanlara neler katıyor?

Kitaplar sizin zamanda yolculuk yapmanızı, farklı kişiliklere bürünmenizi, yaşamı farklı gözlerle görmenizi sağlar. Kitaplar sizi 1000 yıl ileriye de taşıyabilir, 1000 yıl geriye de. Kitaplar size yaşayamayacağız, tadamayacağınız anları sunar. Kitaplar sizin hayal dünyanızı besler. Çoğu zaman yıllarını belli bir alanda harcamış uzmanların, yıllar boyu çalışarak, emek vererek öğrendikleri bilgileri süzerek kitap haline getirmesiyle 200-300 sayfada sizin önünüze sunar. Bu kadar yılını belirli bir alanda harcamış ve kitap haline getirilmiş bu bilgileri mi okuyacaksınız yoksa sosyal medya hesaplarınız da arkadaşlarınızın paylaşımlarını mı didik didik edeceksiniz? Tercih sizin..

Başarı yolunda bugüne dair en önemli avantajlarımızdan biri de bilgiye erişim imkanının geçmiş zaman dilimlerine göre bu denli kolay, ucuz ve erişilebilir olmasıdır. Fakat bilgiye bu kadar kolay erişebiliyorken bizim bahanelerimiz de az değil. İnsan adeta bir bahane makinesidir. Her durum ve koşul için bahanelerimiz hazırdır. Oysa bu bahaneleri ortadan kaldırarak, emek vererek ve sabrederek başarıya ulaşıldığını bilmemiz ve uygulamamız gerekiyor. Çünkü bugünün dünyası bize önceki nesillerin sabırla emek vererek hazırladıkları bir dünya. Aslına bakarsanız onlardan aldığımız bu dünya bizim de bir sonraki nesle aktaracağımız bir emanet. Peki biz bu emaneti bir sonraki nesle nasıl bırakmayı arzuluyoruz? Kendimize sorsak hiç fena olmaz.

Sözün özüne gelirsek; bugünün dünyası bilgiye çok kolay ve ucuz erişebildiğimiz, kendimizi bilgisel anlamda inanılmaz şekilde ucuza donatabileceğimiz bir devir. Dünyanın hiçbir evresinde, hiçbir insan topluluğu bilgiye bizim kadar yakın olmamıştı. Bunun avantajını çok iyi değerlendirmeliyiz. Çok çalışmalıyız, emek vermeliyiz ve sabretmeliyiz. Başarı aslında kaçınılmaz; yapmamız gereken şey bunca dizi, bunca film, İnstagram’da bunca fotoğraf, Youtube’da bu kadar video vs. varken onları bir kenara bırakarak kendimizi donatmaya zaman ayırmak. Çünkü tarihin hiçbir döneminde kendimizi bu kadar düşük maliyetle donatacağımız bir dönem olmamıştı. Kıymetini bilip, değerlendirmek ümidiyle.

 

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Bir Cevap Yazın