Bardağın Dolu Tarafı

2

Alo alo! Sesimi alabiliyor musunuz? Sesimi alamadığınız taktirde çağrıyı sonlandırmak durumunda kalacağım….
Hayal edin 1 gün içinde hatta 8 saatte Türkiye’nin her yerindesiniz gözünüzü kapatın derin bir nefes çekin ve gelin benimle. Şimdi açın gözlerinizi, her yer yağmur öncesi toprak kokuyor sebepsiz mutlu ediyor insanı huzur veriyor. Bu koku sonra bir anda telefonun zil sesi (dırırırı), çağrıya başlıyoruz. Iğdır’da dağlarda koyun otlatıyorsunuz, dağlardaki taze kekik kokusunu içinize çekiyorsunuz (dırırı). İzmir kordonda yürüyorsunuz dalga sesleri sizi rahatlatıyor, sahilde koşan çocuklar sizi sıyırıp kovalaşıyorlar (dırırı). Erzurum’da, Erzincan’da, Malatya’da etli ekmek yapan teyzelerin ocak başında misafiri oluyorsunuz, tadını alıyorsunuz ekmeğin ekşi yayık ayran ikram ediliyor yaz ayının bunaltıcı sıcağında ferahlıyorsunuz devam edelim mi? Durun şu bıyığıma bulaşan ayranı sileyim, döndü teyzenin ”kuzum söyle adresini tulum hazırlayam, Haydar emmin postalar sana” teklifine söz bulamaz hale geliyorsunuz (dırrrr). Arkanızı dönüyorsunuz Ege’de tatlı şiveli amcaların kahvehane sohbetlerine dalıyorsunuz şive sizi o kadar etkiliyor ki günlerce dinleyebilirsiniz.. Bunun gibi daha binlercesi tabi bu söylediklerimi görmek isterseniz görürsünüz, hissedersiniz. Oturduğunuz yerden oranın havasını, tadını, şivesini tanımadığınız insanlar istemeden de olsa size anlatır tabi dinlerseniz.

Müşteri temsilciliği, çağrı merkezi, telekomünikasyon sektörü gibi işler insanların zihninde sinir küpü insanların olduğu ve bu işleri sadece duygusuz kişilerin yapabileceği bir iş olarak görünür. İşin gerçeği bu işi yapmadan önce benim görüşümde böyleydi şimdi gelin resme farklı açıdan bakalım.
Düşünün her gün ortalama minimum 120-150 kişi ile konuşuyorsunuz, bu ne demek biliyor musunuz? 150 farklı kişinin görüşlerine, fikirlerine ortak oluyorsunuz, olayları 150 farklı kişinin gözünden görüp yorumluyorsunuz, empati olanağı inanılmaz boyutlara erişiyor.
Bir süre geçtikten sonra artık insanların ses tonları dikkatinizi çekmeye başlıyor kişinin sinirli, mutlu veya yardıma muhtaç olup olmadığını konuşurken ses tonundan analiz edebilir hale geliyorsunuz. Evet, ses tonundan istemsizce mimiklerinizi kullanmaya başlıyor, kişi karşınızda olmamasına rağmen farkında olmadan oturduğunuz yerden kalkıp ellerinizi kullanarak durumu izah etmeye çalışıyorsunuz. Her konuştuğunuz insan size bir şeyler öğretiyor. Bir zaman sonra mutlu etmek sizi mutlu ediyor, yardımcı olmak, insanların sorunlarına çözümler üretmek sizi yormuyor, samimi bir teşekkür her şeyi unutmanızı sağlıyor ve artık sosyal hayatınızın değiştiğini fark ediyorsunuz. Olaylara objektif yaklaşıyor, yorumlar hale geliyorsunuz. Kimi müşteri temsilcilerinin sevmeyerek yaptığı bu işi severek ve isteyerek yapıyorsunuz. En büyük kazancı ise artık hızlı düşünen, çabuk analiz edip yorumlayabilen ve en en önemlisi kendine güvenen birisi olma yolunda ciddi büyük adımlar atıyorsunuz.
Tüm bu anlattıklarım mutlulukları, sevinçleri, kazanımları fark etmek hissedebilmek sizin elinizde, sizde farklı bakın.

 

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

 

 

2 yorum

Bir Cevap Yazın