Acaba zeka noksanı mıyız ?

0

  Başlık sizi korkutmasın sayın okuyucu, en azından  zeka noksanı olduğumuza dair emareler yok elimizde aksine çevresel uyarıcıların artmasıyla artış bile var. Mesele zeka türlerinde..

Literatür zekayı problem çözme, pratik olarak hedefe ulaşma ve bir takım olumlu gelişimsel neticeler olarak tanımlar. Tanımı basit, anlaşılır ancak kendisi oldukça kompleks bir kavramdır. Öyle ki meşhur Amerikalı Psikolog Howard GARDNER zekayı 8 farklı alana ayırmıştır. Bunlar sözel, sayısal, doğasal, kinestetik, ritmik, içsel, uzamsal ve sosyal zekadır. Her birimizde bu zeka türlerinden farklı oranlarda mevcut, fazlası olan o zeka türünde sivrilip gitmekte.Yazımın buraya kadar olan kısmında fazlaca akademik bilgi vermiş olabilirim sayın okuyucu bağışlayın…

Evet hayatımıza yeni yeni girmeye başlayan – ki terimsel olarak- ya da aksine hayatımızdan çıkan bir zeka türümüz daha var; manevi zeka. Maneviyat her ne kadar işi gereğinden fazla boşaltmış da olsa önemli bir olgu. Kabaca insanın kendi hayatında önemli gördüğü ve güdüsel olarak benzeri olmayan bir tutkudur. Anlaşılır şekilde maneviyat, hava güneşli de olsa bulutlu da olsa mutlu olmaktır. Yani hayatın düzlük olan kısmında ve engebeli yollarda bir bakıma yüzünü ekşitmemektir. Kısaca var olan her şeye rıza göstermektir.

Manevi zekaya gelince bu özelliği yüksek olan insanlar dünyevi ve uhrevi hayatı dengeli götürebilen insanlardır. Birini tamamen reddedip diğerine olanca varlığıyla sarılmak yanılgısına düşmeyenlerdir. Yanlış anlaşılmasın kimse dilinde böyle bir reddedişin içine girmez ama uygulamada bu inkar edilemez bir gerçektir. Günümüz  dünyasının en büyük sorunlarından biri de bu galiba “radikalleşmek”. Bu kavram ilk bakışta dini ve siyasi anlamlarda kullanılsa bile esas olarak maddeye ve maneviyata uzak kalmak olarak tanımlanabilir. Yani öyle insan tipleri oluşmaya başladıki artık dünyadan elini eteğini çekmiş, üretime, tüketime, sosyal hayata katkı vermez olmuşlar. Diğer taraftan sayıca insanların çoğu ise dünyaya ve maddeye fazlaca önem verir olmuşlar. Hayatı çalışmak üretmek ve tüketmekten ibaret gören bir güruh var. Allah bizi bu gaflete düşenlerden eylemesin.

Bir Cevap Yazın