ÖZGÜRLÜK İÇİNDE

 Dünya’nın bizlere evvelden beri tanımları yapıldı, çizildi fakat hiç kimse kendi içindeki dünyanın tanımını yapamadı. Her birimizin kendine göre ya tek kişilik bir dünyası vardı ya da içindeki dünyayı kalabalıklaştırdıkça kendi yalnız kaldı. Peki, senin içindeki dünya nasıl? Ve orada ne kadar özgürsün?

  Her nasıl ki dünyayı gezip dolaşmak bir cesaret ve zaman işi ise de içindeki dünyayı keşfetmek de bir cesaret ve zaman işidir. Aslında monotonlaşmış hayatın içinde kaybolup giderken iç dünyanda hep çocuk kalabilirsin ve orada her zaman daha özgür olup dinlendiğini, ‘’kendi içinde nefes alabildiğini’’ görebilirsin.

  Özgürlük, mutluluk kelimeleri bazen bizlere ulaşılması çaba gerektiren hisler gibi gelebiliyor ve beraberinde de kötü bile hissettirebiliyor. Sizlere bunun ulaşılabilirliğini söylemek istiyorum. Özgürlüğü, mutluluğu, huzuru avuçlarının içinde sıkmak diye bir his var inanın, onun peşinden gidin. Bir pencere kenarına oturup gökyüzüne dalarak, toprağı koklayarak, güneşin alnına uzanarak, bir deniz kenarında rüzgârı hissederek ve daha nice mükemmel hisler ile o özgürlüğü içinizde yakalayabilirsiniz. Üstünde bulunduğumuz dünyanın kalabalıklığından sıyrılarak, hayata sade bakarak ve hissederek asıl özgürlüğü yakalayacağınıza inanın.

  Unutmayın ki, dünya kocaman bir yer fakat senin içinde kurduğun o arın dünya daha büyük.

              ‘’ Asıl özgürlük katıksız sizin yarattığınız iç dünyanızda. ‘’

                 Sade dünyanızda özgürce yaşamanız dileğiyle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir