SON ADA

Son Ada romanı, el değmemiş doğal güzelliklerini korumuş küçük bir adada geçiyor. Roman 36 numaralı evde oturan, yazmayı seven, aslında çokta yazmayı beceremeyen bir kişi tarafından anlatılır. Ada yılllar önce zengin bir adam tarafından satın alınmıştır. Sevdiği eşi ve dostuyla kırk evden oluşan sevimli bir ada oluşturmuş. Adada birbirini çok seven birbiriyle iyi anlaşan elektriğin, suyun olmadığı ilkel şartlarda yaşayan, buna rağmen mutlu olan insanların adasıdır.
Bu adada yöneten ya da yönetilen sınıf yoktur. Bencilliğin olmadığı bu adada özel mülkiyette yoktur. Adada ki muhteşem düzen ve huzur, darbeci Devlet Başkanı‘nın emekliye ayrılarak bu adaya yerleşmesi ile bozulur. Ancak asıl vahşet darbeci Devlet Başkanı’nın bu doğal güzellikleri bozmaya başlaması ile gerçekleşir.
Ada’nın güzel kıyılarına el koymuş ve martıların bu kıyıları mahvettiğini düşünerek martıları yok etmek istemiştir. Beş yıldızlı otellerle odadaki herkesin zenginleşeceğini öne sürmüştür. Karşı çıkanlara da haklılık fırsatı vermemiştir.
36 numarada yaşayan bu yazarın ‘hiçbirimizin yaşadığı dünyaya gözlerini bu kadar kapamaya hakkı yok’ sözleri ile halkın bu vahşete, acımasızlığa tepkisini ölçebilir miyiz? Gerçekten halk değişken midir? Bir yerde kötülük varsa orada ki herkes biraz suçlu mudur?
Sevinçlerin, huzurun, hüzünlerin, endişenin ve insana dair birçok duygunun okuyucuya anlatıldığı Livaneli’nin alegorik ve sarsıcı romanı. Son Ada, oldukça gerçekçi ve yazım olarak da basit bir dil ve anlatım barındıran, Livaneli ’nin kısa ama anlatmak istediğini çok rahatlıkta anlattığı eşsiz eseridir. Diğer romanları gibi etkileyici olan bu romanı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim..

ASLI CANPOLAT

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir