Baktım Düzelmedi Bıraktım Ağlamayı

 

Çok ağladım.
Her yaşımda, yaş alarak ağladım ruhumla. Sokakta, yolun tam da ortasında, okulda en ön sırada, koltuğun en ücra köşesinde hatta güldüğümde yüzümde oluşan her kırışıkta ağladım ben. Görüldüğünden, bilindiğinden kat be kat ağladım. Baktım, düzelmedi. Zaman su gibi geçti, benim yaşım, yasım bitmedi. İçim pare pare gezdim günlerce. Sonra içime çekildim, öyle ağladım. Sormasınlar artık diye. Ağzımdan o kelime çıkmasın diye sağıma soluma dikkat eder oldum. Ben sakarımdır biraz ve hani çocuklar birden tepki olarak o kelimeyi söyler ya o yüzden. Sonra yazmaya başladım, yine ağladım. Çay içtim ağladım. Ellerime baktım, onun ki gibi küçücüktü, ağladım. Gözlerime baktım ayna da ağladım. Rüyamda bir kere bana sarılsın diye yalvararak yine ağladım. Gülüşünü bari göreyim Allah ‘ım derken ağlayarak buldum kendimi.
Baktım ki geçmedi. Geri gelmedi. Hiçbir şey düzelmedi. Bıraktım ağlamayı. İçime ağlamaya başladım. Kendimle kaldığımda bile. Her şeye bir gözyaşı katar olmuştum çünkü. Kâğıda, en sevdiğim kazağa, ayakkabımın bağcığına, tozunu aldığım sehpaya. Hatta tencere de pişen aşa. Evet, yemeğe dahi bir tutam gözyaşı kattım. Tencereyi karıştırırken yemek kokusu değil onun kokusunu alıyordum. Onun gibi karıştırırken buluyordum kendimi. Tuz katar gibi akıyordu yaşlarım tencereye. Ben gözyaşı katılmış yemek yiyordum. Gözyaşımı silemeden tekrar içime alıyordum. Baktım, olmadı. Karanlığın sonsuzluğu gibi içimde tersi bir durum yaşanmadı, aydınlık bulmadı beni. Bende bıraktım ağlamayı. Tam böyle ağlar gibi olduğum an, böyle burnumun direği sızladığı an, gözümün yandığı an silkelendim. Değişmedi değişmeyecek, ağlama dedim kendime. Ve geçmeyecek bu acın, bu acı senin mührün… Bu acı senin ve sende kalacak, sen bu bedende olduğun sürece dedim. Gözümü kapattım. Açtım sonra. Hayattayım. Ne garip! Ben bir anlığına gidip gelmiştim onun yanına. Kalbimin hayal dünyası işte. Gerçekler en keskin bıçaktan daha keskin ve bu acı bir o kadar sahiciydi. Ve geçmeyecek oluşu, geçmemiş oluşu, içimin her geçen gün sezdirmeden yok oluşu hele birde burnumda onun kokusu. Çok felaket bir şey.
Annesiz olmak, dizlerine yatıp ağlayacak yaşı çoktan geçtin demek. Ve ben asla annemi arayıp sorayım diyemeyeceğim. Bu da benim mührüm işte…

BETÜL HARMANBAŞI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir