İnsanlar da Böyledir

Havaların hep kapalı gittiği günlerdeydik. Kış bitmiyor, bahar bir türlü kendini göstermiyordu. Hastane ortamından kaçma isteğiyle işlerimi toparlayıp yakınımızda ki parka yöneldim. Boş banklardan birine oturup koltuğumun altında ki gazetenin sayfalarını çevirmeye başladım. Yaşlıca bir bey izin isteyerek bankın diğer ucuna oturdu. Cebinden çıkardığı ekmeği sağa sola ufalayıp atmaya başladı. Cebimde ki bisküvilerden birini ufalayıp bende kuşların ziyafetine katkıda bulunmak istedim.  Adam ellerimi tutarak engel oldu.

-Onlar şekerli bisküvi değil mi ?
-Evet
-Şekerli bisküvi verme kuşlara !
-Niçin ? Onlara zarar verir mi ?
-Anlatması uzun sürer şimdi. Kuşlara iyilik yapmak istiyorsan şekerli bisküvi verme o kadar.

Sert, hatta biraz kaba bir üslupla söylenen bu sözler merakımı uyandırmıştı.

-Minicik kuşlara zararlıysa, bizler de yemesek mi bisküvileri acaba?
-Şehirde doğmuş büyümüş birine benziyorsun. Sen yiyebilirsin sana zarar vermez.
Çattık dedim içimden. Adam biraz kaçık diye düşünmeye başlamışken,beyim dedi;
-Ben köyde büyüdüm şehirden hep uzak durdum. Ne zaman ki torunum dünyaya geldi onun hatırına kışları şehre gelmeye başladım. Ama şehirden nefret ediyorum. Alışamadım. Biraz güneş çıktığında kendimi parka atıyorum. Şu ileride salıncakta sallanan kırmızılı kızda benim torunum.
-Allah bağışlasın. Kaç yaşında?
-Dört, seneye yuvaya gidecek. O zaman bende bu şehirde onun başında beklemekten kurtulacağım.
-Nedir sizi bu kadar rahatsız eden ? Neden kaçıyorsunuz bu şehirden ?  Burada her şey var!
-Tam da bu yüzden kaçmak istiyorum bu şehirden. Bu kuşlara bak hele ekmek kırıntılarıyla karınlarını doyuruyorlar. Onlara şekerli bisküvi verirsen daha da severek yerler. Ne var ki, bisküvinin tadını alan kuşlar kuru ekmeğe bakmamaya başlar, sonrada aç kalırlar. Dahası şekerli bisküvi iştahlarını açar. Doysalar bile devam ederler. Çatlayıncaya kadar yerler. İşte o yüzden engel oldum onlara bisküvi vermene.
-Ben tam anlayamadım sizi !
-İnsanlarda böyledir. Şehirde her şeyden bol bol var. Şehre ve modern hayata alışanlar bu kuşlar gibi oluyor. Ne yese doymuyor. Şehir bozuyor insanları. Ben bu şehrin insanları gibi olmadan dönmek istiyorum köyüme.

Hiç sesimi çıkarmadım ve bilir misin diye sürdürdü konuşmasını.

-Çiçeğe ihtiyacından fazla su verirsen bozulduğunu anlamadan yaşar ve yavaş yavaş kökü çürür. şehir insanları da böyle.

Derin bir iç çekti. Cebinde kalan son ekmek kırıntılarında serptikten sonra ayağa kalktı, kaygılı gözlerle salıncakta sallanan torununa baktı ve “şehirliye anlatması zor” dedi ve yürüdü gitti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir