Kırık Dökük Buralar

Buralar kırık dökük, biraz dağınık, içinde kaybolan, başlanan, sonlanan bir sürü şey… Enkazlarla çevrili dağın tepesi ama; Yolun kenarı, uçurumun alçaklığı, Hafiften esen rüzgârın ferahlığı, Kurumuş yaprakların son duası; Ah kırık dökük buralar; yangın, yangınlar… Bir çocuğun hayal kırıklığı, Gözyaşında kalan o masumluğun, Saklandığın, sığındığın hatta esir kaldığın, Parça parça, yapıp bozulan, Biraz eksik, bazen fazla; Buralar kırık dökük, karanlık…

Sorgulamadan, yargılamadan asılan, Hatta lime lime olan düşler ülkesi, Çıkmazların yorgunluklarıyla, canların kırıklarıyla, Kanayan, hastalanan, kimi zamansa ilacı kalmayan, Zaman ilaçtır diye kandırılan buralar… Ah kırık dökük buralar; içimizi yaralar. Her atışıyla yaşatan, Uzunca bir çizgi olunca durur buralar… Sağın yanı, solun can damarı…

BETÜL HARMANBAŞI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir