Cumhuriyet Kenti Karabük

Birçoğumuz üniversiteye başlamadan önce tanıdık seni  o zamana kadar varlığından haberdar olmayan arkadaşlarımız bile vardı. Tercih esnasında haritada aradık nasıl bir yer olduğunu merakla. Deniz olmayan şehirde nasıl yaşarım diyenler oldu. Kimileri köy dedi buraya büyük şehirde yaşayanlar için yaşanmaz şehir oldun ‘Dumanlı Kent’. ”Nerede okuyorsun?” sorusuna zor bir cevap oldun bizler için; çünkü daha yerini bilmeyenler vardı. ”Karabük” derdik ”Orası  nerede ya ” diye kulakları tırmalayan sesler oldu kimileri Kastamonu’nun ilçesi kimileri ise Zonguldak’ın ilçesi diyerek geçiştirdi seni. Çoğu kiii buradan kaçmak için kaç sınava girdi ama bak 3.sınıf olduk hala merhabalaşıyoruz  demek ki seni çok sevdiler. Bizler için sen kürkçü dükkanı oldun senin için biz ”Dumanlı Kentin Puslu Çocukları’ olduk. Hadi gel biraz geçmişinden güzelliklerinden bahsedelim de öyle hiçbir iz taşımayan yaşanmayacak şehir olmadığını görsünler.

   ilk olarak kayıt zamanı otobüsle geldiğimde ”Cumhuriyet Kenti” yazısı dikkatimi çekmişti tabi bir de Kardemir’in bacalarından çıkan duman ve ateşler. İlk düşündüğüm şey ‘burada nefes alabilecek miyiz?’ sonuç 3.sınıftayım. Evet o zamanlar, Karabük adını ilk duyduğum zamanlar Cumhuriyet kenti nasıl olabiliyor diye düşünmedim değil; ama araştırınca gerçekten öyle olduğunu anladım utana utana .

   Karabük, her şeyden önce bir Cumhuriyet şehridir. Hatta öncesinde Safranbolu ilçesinin bir köyü olan Ölebeli’nin 13 hanelik mahallesinden biriymiş. Daha sonra 1935 yılında Ankara-Zonguldak demiryolunun açılmasıyla bugünkü istasyonun olduğu yere bir ad verilmesi gerektiğinde 13 hanelik Karabük mahallesinin adının verildiğini öğrendim ve böylelikle Devlet Demiryolları haritasında Karabük adı ilk kez yer almıştır.

  1937 yılına kadar 13 hanelik bir mahalle iken 3 nisan 1937 yılında Demir-Çelik fabrikalar?n?n temelinin atılması dolayısıyla Karabük Türkiye ve Dünya da duyulmuş oldu. Demir-Çelik bir çok insanın ekmek kapısı oldu. Başka şehirlerden bir çok insan çalışmak için adı birden parlayan Karabük şehrine geldi ve böylelikle Karabük’ün nüfusu da her geçen gün arttı. 1953 yılında ilçe ve 1995 yılında ise Türkiye’nin 78. ili olmuştur. Cumhuriyet’in ilanından sonra oluşan ilk şehir olduğu için Karabük bir Cumhuriyet şehri olarak bilinmektedir.

   Batı Karadeniz bölgesinde bulunan Karabük, tarihi Safranbolu evleri ve antik kentleri ile tam bir turizm cenneti olmuştur. Bazıları için Karabük Üniversitesi’ nin ışıklarıyla ayakta duran, tek güzel tarafı bunun olduğu söylenen bir şehir olmuştur. Oysa gezilip görülecek bir çok yerinin olması gerek sanayisi ve gerekse üniversitesi ile örnek kent olma özelliğini taşımaktadır.

Peki ya Safranbolu,

   Temiz havasıyla, mimari yapısıyla, doğal insanıyla kendine hayran bırakan Dünya kenti olmuştur. Özellikle Osmanlı döneminden kalma hamam, cami, çeşme, köprü ve konaklar ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. Unesco’nun 17 Aralık 1994’de Dünya Miras listesine aldı? Safranbolu Türkiye’de bulunan yaklaşık 50.000 korunması gerekli kültür ve tabiat varlığının 1.125’ini barındırır. Bu nedenle müze kent durumundadır. Bu durum Türkiye dışına taşarak bir çok turistin ilgi odası haline gelmiştir

    Safranbolu’nun eski evlerini görmek istiyorsanız ve bunu yazın yapacaksanız size tavsiyem özellikle bayanlara topuklu ayakkabı veya babet tercih etmeyin o güzelim tarihi yapıya gezmekten mahrum kalmanızı istemem doğrusu. Safranbolu Bağlar gazozu, safran çiçeği ve lokumuyla meşhur bir ilçedir. Adını bilmediğim ve genellikle yüksek sesle ”yiyin gari” diye bağıran amcayı görmeden ve lokumlarını tatmadan bu şehirden ayrılmayın derim. Hep ilgi odağı olmuştur kendisi ee kendisi o kadar bağırıyor bizlerinde bu davete icabet etmemiz gerekir değil mi? Peki ya gazozu nerede içmeli? Her yerde var, istediğiniz yerde içebilirsiniz; ama biraz serinlik biraz da ağaç altı gölge bir yer istiyorsanız, size ‘Gizli Bahçe’ yi, eğer Safranbolu’nun eşsiz manzarasını seyretmek istiyorsanız da ‘Hıdırlık Tepesi’ ni önerebilirim. Safranbolu kafa dinleyebileceğiniz güzel bir yer.

   Safranbolu’yu bir de uzaktan görmek isterim, hava da karardı o kadar yorulduk bir çay içelim de diyorsanız gece manzarasıyla Adalar Cafe’ de bir çay içmenizi ve mum ışığıyla o tarihi yapıyı izlemenizi tavsiye ederim. Tabii ki bir de sizlerin sohbetiyle daha da anlamlı olacaktır Safranbolu. Yazın aileniz veya arkadaşlarınızla gidebileceğiniz Tokatlı Kanyonu, İnce Kaya Su Kemeri, Kristal Teras, Bulak Mağarası, Yörük Köyü ve Eflani Gölü gibi doğal güzelliği olan mekanlar listenizde yer almalıdır.

  Bu güzel şehre veda etmeme tam 1 sene kaldı. Ailemden çok burada ki insanları görüyorum. Kurduğum dostluklar, yaptığım hatalar, çıkardığım dersler, kendime olan güvenim, olgunlaştığım süreçler, yaşadığım sevinçler ve üzüntüler hepsi burada bu şehirde gerçekleşti. Bunların hepsi bu şehrin bana kattığı değerlerdir. Değer diyorum; çünkü hiçbir zaman şikayetçi olmadım bunlardan. şikayet bir teslimiyettir, mücadele olmayan bir yerde hayatın tadı da olmaz. Son olarak yüzünüz hep gülsün; çünkü tebessüm en büyük sadakadır.

Dilek AKKUŞ

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir