Çağa Ayak Uydurmak

Üzülüyorum şimdiki çocuklara. Yazık, beton yığınları arasında kaldı yavrucaklar. Hareketleri kısıtlandı daracık odalara hapsedildi. Rutin hayatın pençesine takılıverdi farkında olmadan.Yani çağa yetişmekte geç kalmadılar hemen uyum sağladılar. Oysa bizler öyle miydik? Bilgisayarımız, akıllı telefonumuz  yoktu ama küçücük dünyamızda kocaman yere sahip; bilyelerimiz, ipimiz, topumuz, mahalle oyunlarımız vardı bizim. Şu anda olduğu gibi teknolojinin ve zamanın esiri değildik. Saatlerce dışarıda arkadaşlarımızla oyun oynardık. O büyülü anlar annemizin veya babamızın “artık eve gel” bağırışlarıyla son bulabilirdi; ancak ertesi gün yine sokaklarda olurduk.
Şimdiki çocuklar öyle mi? Okul, dershane, performans ödevi arasında boğulup kaldılar. Oradan oraya koşturup durdular. Hayatlarının en verimli zamanlarının farkına varamadılar. Günden kendilerine kalan vaktinde de bilgisayar, tablet, konsol oyunu derken teknolojiye kapılıp gidiyorlar. Kısacası kolay erişilebilirliğin altında ezildiler altın çağlarının tadını doyasıya alamadılar. Alışveriş merkezine yemeğe gitmek isteyenleri de es geçmemek lazım. Biz salça ekmeğin tadına doyamaz iken, onlar marka Fastfood’dan başka bir şey yiyemez hale geldiler. Anne yemeklerini unutup bir bilinmeze daldılar ve bu kör kuyudan çıkamadılar, kendilerini alıkoyamadılar bu alışkanlıktan. Biz ne yaptık? Göz yumduk olup bitenlere çünkü kolayımıza geldi. Aldırmadık olup bitenlere. Çağa yenik düştük. Peki tüm bu faktörlerde etken olan neydi? Kültürümüzü,geleneğimizi olduğu gibi aktaramamak mı yoksa gelişen teknoloji çağına ayak uydurma çabasında takılı kalmak mı?
Aileler de çocuklarına gereken özeni göstermiyorlar maalesef işin kolayına kaçıyorlar. Geçenlerde bir video izlemiştim. Bir anne çocuğuna yemek yedirebilmek için kafasına telefonunu bağlamış, bir de eğlenceli bir video açmış. Yavrucak dikmiş gözlerini sadece ağzını açıp kapatıyor.  Peki sonrasında ne oluyor? Çocuk yemeğini bitiriyor. Peki biz nasıl yiyorduk ? Çocukluğumuza şöyle bir dönüş yapalım. Kaşık uçak olurdu biz de açardık ağzımızı. İşte hepsi bu…
Yapılan bir araştırmaya göre ‘teknolojiye kurban edilmeyen çocukların daha güzel resim çizdikleri’ vurgulanmıştır. Yani televizyon veya  bilgisayar başında geçirmedikleri zamanlarda çocukların yetenekleri daha aktif hale gelerek gün yüzüne çıkabiliyor.

Çocukları değişen çağa hapsetmeyelim. Onların  yeteneklerine mani olmayalım, keşfedelim keşif ettirelim. Onları teknolojiden tamamen soyutlayalım demiyorum ama teknolojinin içine de hapsetmeyelim. Unutmayalım ki Çağa Ayak Uydurmak her zaman iyi değildir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir