Allahım Bana Mukayyet Ol

Allah ‘ım aşkıma mukayyet ol,
Gittikçe uzamayan yollarda
Ruhuma eşlik eden yine o.
Zamanın medyumuna sorsam,
Kudretini tekelinde bırakır.
En amansız şekilde,
Bir tövbede ondan gelir.
Tövbeyi bilse Adem ‘den
Ne şeytanı bilir ne cehennemi.
Allah ‘ım aklıma mukayyet ol,
Aklımı alsam kucağıma,
Gider yine sorar.
Çağın en bilginine sorsam,
Hayatı zindan eder ruhuna.
Ruhunu f tipine yönlendirir,
Kilitler kendini karanlık odaya.
Çürütür tüm tezlerini.
Bırakır kendini vedaya.
Allah ‘ım tut elimden
Bahar gelmeden açsa tüm kelebekler,
Rengine aldanır dünya.
En sahici hislerimle uçarım kanatlarıyla.
Yok oluş sevdasıyla tutturan,
Var oluşu bulduğu gibi
Mecnun gibi Ferhat gibi
Meçhule giden Leyla gibi
Çöllerde akan nehir olur dünyam.
Allah ‘ım sabrıma mukayyet ol.
Tersten akan nehir gibi tersten aksa tüm saatler.
Deja vu oldun mu dediğinde,
Bu soruyu ikinci kez yanıtlarım belki.
Uzadıkça kısalmasa zaman,
Ya da kısaldıkça uzasa.
Belki köşeye sıkışan kedi yavrusu gibi
Minnet duyarım gözlerine.
Haydi koy dünyanı avuçlarıma
Korkma !
Şehri sarsa tüm eşkıyalar
Avuçlarımı zırhlarım,
Yine de ifşa etmem dünyanı.
“Haydi bu sefer her şey tamam gidelim” desen
Yolun tam ortasına yıldırım düşer.
Ya da bir kriz olur,
Ekonomi enflasyonla alır başını gider,
Dünya krize girer,
Ekonomi çöker.
Tüm yurt olağanüstü hal ilan eder,
Teyzeler ölüme adanır,
Anneler üşütür çocuklarını.
Olmayacak düşlere kenetlendik yeniden
Olmayacak bahara açtı yine çiçekler
Ey gidi aşk üzerine dönen dünya
Bu sefer benzinin bitmiş
Müsait esnada inmiş yolcular
Orada bir tek ben kalmışım
Dönmeyen dünyada bir tek ben.
Allah ‘ım aklıma mukayyet ol.
Belki bu sefer zırhlı araç benim için gelir,
Eşkali kaybolmuş fail gibi,
Geçmişimin kayboluşunu izlerim.
Siren sesiyle eşlik eden yollarla,
Arkada gelen konvoyla.
Kırmızı bültenden kaldırılırım,
En acı infazla. Allah ‘ım bu gidişime mani ol.
Dönmeyecek yollardan,
Hudutsuz acılardan,
Günde yüz kere akan yaştan,
Ağlayarak uyumaktan,
Fütursuz söylentilerden,
Yüzmeyen balıklardan,
Uçmayan martılardan ,
Çıkmayan fallardan,
Yağmayan yağmurlardan,
Armağan edilmeyen şarkılardan,
Çalmayan plaklardan,
Sahipsiz şiirlerden,
Doğmayan güneşten,
Limansız kalan gemiden,
Attan düşen prensten,
Gelmeyecek olanı beklemekten,
Kaçır beni.
Kaçır gözlerimi, bedenimi, ruhumu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir