KAMÇILANMIŞ ACILAR

Dünya olmuş koskoca zindan
İçimdeki neşeyi söküp almışlar
Kamçılanmış acılar.
Güneşi, güneşimi söndürüyorlar!
Üşüyorum…
Kitaplarımın sayfaları yırtılmış
Dilime kelepçe vurulmuş
Sensizlik sensizlik beni yarım bırakmış.
Kamçılanmış acılar.
Mavi gökyüzüne küsmüş
Sigarayı değil seni içime çekiyorum
Sevdam sevdamız hikaye olmuş.
Türkülerimizi susturmuşlar.
Hücrem evim olmuş
Sensizlik de bana yoldaş olmuş.
Kamçılanmış acılar…
Mutluluğa gün sayıyorum
Yaram dermansız
Gecem yıldızsız
Çayım yine şekersiz
Kamçılanmış acılar.
Özgürlüğümün anahtarı sende
Kalemimin mürekkebi senin hayalinde
Çaresizim…
Rüzgara kokunu ısmarladım
Şimdilik karanfille idare ediyorum
İsyanım, hayatta
Öfkem, insanlara
Yüreğimdeki çığlık büyüyor
Hiç sol yanında, en derinin de
Bir sızı hissettin mi?
Hıçkıra hıçkıra ağladığında
Sesinin duyulmadığı zaman da
Kamçılanmış acılar.
Şiirler yarım kalmış
Müzikler notasız kalmış
Acıları bana miras bıraktın!
Yıldım sahtelikten, oyunlardan
Kamçılanmış acılar.
Sofra da artık tek tabak var
Evden güzel kokularda gelmiyor
Gülüşlerin duyulmuyor
Yastıkta bir kaç saç teli olurdu
Artık saçların bile yok.
Bahçedeki güller soldu
Yaşamak zulüm oldu
Kamçılanmış acılar.
Kalabalığın içinde kaybolmuş
Güneş ışığına hasret kalmış
Parmaklıklar ardında çürümüş
Savaşın ortasında barışı beklemekten yorulmuş
Çaresiz kalmışım…
Çölleri gezdim
Dağlara çıktım
Dinmiyor bu acı, bu hasret
Yüreğimdeki ateş
Elimdeki kalem
Dilimdeki isyanımsın
Ömrümü ömrüne mühürledim
Seni içime hapsettim
Kader kurşun gibi deliyor kalbimi
Acımasızca…
Kamçılanmış acılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir