Adalet – The Equalizer 2014

Adalet – The Equalizer 2014

Şöyle bir film düşünün izlerken yumruklarınızı ve dişlerinizi sıkmanıza neden olurken intikam ve zekanın nasıl tehlikeli bir silah olabileceğini en iyi anlatan bir oyuncu tarafından anlatmış olsun.Safe House, DejaVu, Tanrının Kitabı, Amerikan Gangsteri ve tabi ki Gazap Ateşi desem bu film hakkında da birazcık bilgi sahibi olmuş olursunuz. Aslında bir sürü şey yazmak gerek bunun hakkında ama kim okuyacak ki o kadar şeyi. Bir film düşünün ki kendinizi filmin başrolündeki insanın yerinde düşündüren, her sahnesinde içten içe intikam hırsını ve tatmini iliklerinizde hissettiren, dolu dolu geçen her aksiyon sahnesi ile gözlerinizi ekrandan ayırmanıza mani olan ve film sonuna kadar tuttuğunuz nefesinizi ancak film bittiğinde vermenize neden olacak kadar dikkatinizi çeken. İşte buda öyle bir film. Konusunun ne olduğu ya da şu sahnesi bu sahnesi gibi klişelere hiç girmeyeceğim. Kaliteli bir oyuncudan usta işe bir senaryo ile yine Gazap Ateşi tadında mükemmel bir yapım olmuş. Tek söylenebilecek söz sadece izleyin…

Film Hakkında Kısa Bilgi

2014’ün adalet dağıtıcısı ise mavi yakalı bir işçi. Robert, Boston’da bir yapı markette çalışıyor. Tabii ki geçmişinde başka işler yapmış ve tabii ki normal bir insan olmanın, sıradan bir hayat sürmenin peşinde. Rutinleri arasında her akşam gittiği arka sokak restoranında dünya klasikleri okumak, adını bile bilmediği karşı masa müdavimi eskort kızla sohbet etmek var.

Tahminen onu böyle yaşamaya sürükleyen travmalarından sonra baş gösteren obsesif komplesin bozuklukları Robert’i zamana ve düzene karşı sorumlu kalıyor. Günün birinde sohbet etiği ender insanlardan olan eskort kızın dövülüp hastanelik edilmesi ve sonrasında yaşanan uluslararası kadın ticareti farkındalığı, kayıp gibi yaşadığı dünyada o’na yapılacak bir görev yüklüyor: Güçsüz olanların yanında durmak, adalet dağıtmak…

Ana karakteriniz, önüne geleni -kişi sayısı kaç olursa olsun- saniyeler içerisinde etkisiz hale getirebilme yeteneğine sahipse, ne son perdedeki bol alet edevatla kapışma ne de Rusların gönderdiği çok yetenekli saç kolların önemi kalıyor. Dolayısıyla The Equalizer, kötü adamların gündelik hayatta kullandığımız ev aletleriyle olabildiğince acımasız şekilde cezalandırıldığımız bir fantezi olarak kalıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir