KİBRİT ÇÖPÜ

Bir kibrit çöpü aslında hayatın en önemli ipuçlarını veriyormuş bizlere. Gündelik hayatta her gün karşılaştığımız, belki de her gün kullandığımız herkesin bildiği kibrit çöpü. Issız karanlıkları üç beş saniyeliğine de olsa aydınlatan ve hatta aydınlığa yanan mumun ilk umudu olan kibrit çöpleri. Demeyin öyle bir kibrit çöpü ne kadar önemli olabilir ki diye. ‘’Hayat, hatalarımızdan ders alacak kadar uzun olmadığı için başkalarının hayatlarından kendimize dersler çıkarmalı, farklı hayatları irdelemeli ve başarılı olmuş insanların biyografileri incelenmeli’’ denir. Öyle ya atasözleri bunun için vardır; ‘’Yanmadan ne bileceksin yangını sızısın?…’’ ?işte kibrit çöplerinin yanlışları da insanların yaşantılarına benzetir miş büyüklerimiz. Kibritin kutusu insanın yaşadığı toplumu ifade eder bir bakıma. Birbirine benzeyen bu kibrit çöpleri, aslında çok farklı karakterlerin betimlemesi gibidir. Kutusuna sürterek alev alırlar. İnsan hayatı da buna benzer; ancak toplumda aşınarak bir noktaya gelirler. Bazı kibrit çöpleri vardır bir amaç için yanarlar. Kimisi bir sobayı, kimisi bir ocağı, kimisi ise bir sigarayı… Kimi kibrit çöpleri de var ki amacının dışında yanarlar. Kendileri sönüp gitse de koca bir ormanı yakıp kül ederler. Tam anlamıyla toplum; ortak bir paydada, ortak bir amaç için birlikte olununca anlam kazanır. İşte kutunun içinde ki çöpler de yanmak için aynı paydada birleşirler. Kibrit kutusunda ki çöplerin hepsi aynı gözükür ama aslında aynı değillerdir. Bazıları yanamayacak kadar incedir. Yakarken kırılır zannedersiniz; ama iyi bilirsiniz ki en iyi onlar yanar. Bazıları da epeyce kalın. Sanki her yeri yakacakmışçasına; ama yakarken foss diye bir ses çıkarır kendini bile yakamaz. Kimileri vardır eğri büğrü; ama yine de kendinden bekleneni yerine getirir. Aslında kimileri de var ki, kendisiyle birlikte bütün kibrit kutusunu yakarlar. Her zaman üstte ki kibrit çöpleri ilk önce yanar. İşte insan hayatının da bu kibrit çöplerinden pek farkı yoktur. Kimi insanlar vardır kendilerinden bekleneni asla yerine getiremezler, kalın kibrit çöpü gibi. Kimileri de vardır ki bir lambanın fitilini yakarlar. Bir mumun ucunda umut olurlar. Kendileri sönüp gitse de arkalarında ışığını bırakırlar. Ama kimileri de var ki kendisiyle birlikte bütün toplumu yakarlar tıpkı bütün kutuyu yakan kibrit çöpü gibi. İçinde yaşadığımız toplumda bize düşen rol ne olursa olsun, yaşandığı sürece anlam kazanıyor. Yani bizim görmezden geldiğimiz ufak detaylar hayatımızda söz sahibiymiş aslında. Değersiz görünen bir çöp bile koca toplumu nasıl etkiliyormuş baksana! Bir amacı olan ama anlamsız görünen ne çok şey varmış değil mi? Hepsini kavrayabilecek kadar uzun mudur insan hayatı? Benim naçizane düşüncem, alınan nefesin tecrübe kazanacak kadar uzun olmadığı yönünde. Toplumda hangi statüde olacağımıza bazen kendimiz karar veremeyebiliriz. Şartlar ve içinde bulunduğumuz durum buna engel olabilir. Onun için başka hayatların tecrübelerine ihtiyacımız vardır. Şimdi, kendine bir iyilik yap ve bu hayatta hangi kibrit çöpü olacağına kendin karar ver. Sen hangi kibrit çöpüsün ya da hangi kibrit çöpü olmak istersin?   Sadelikle Kalın…   (Hayata Yön Veren Hikayeler)  İslam FINDIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir