Sen Düşün Artık

Komplike düşünen varlıkların ilki olarak, geçtiğimiz iki küsur milyon yılın bizi getirdiği kaos ortamının eşiğindeyiz. Sorun şu ki; kritik ve tarafsız düşünme yapısının azınlık bir kitle tarafından uygulanıyor olması.

  Sorgusuzca bir düşünceye müttefik veya düşman olmak, o düşüncenin eksikliklerini veya  yanlışlarını gözden kaçırmaya neden olur. Yarım asırda ikiye katlanan bir nüfusu, sorgulanmayan, çıkar odaklı düşüncelerle yönetmek, sınırlı olan kaynaklarımızın azalmasına  ve kaos ortamının zemininin oluşmasına sebebiyet verir. Yaklaşık yüz yıl içinde dünya dışı yaşamı kaldırabilecek koloniler kurmak için yeterli teknolojiye sahip olacğımız düşünülüyor. Asıl ironi, insanlığın bu şartlarla yüz yıllık bir ömrünün olmadığıdır. Ve bu yüzden süper güç diye nitelendirdiğimiz devletler; Arap zenginleri, İslam devletleri, Avrupa birliği, açlıktan kırılan Afrika ülkelerine ve dünya üzerinde ki savaşlara dur diyebilecek otoriteye ve kaynağa sahipken hareketsiz kalıyor. Çıkarları mı önce geliyor yoksa son hayatta kalan olma istekleri mi?

Peki neden daha fazla bireyin kritik ve tarafsız düşünme eğilimine katılması bu kadar önemli. Kritik ve tarafsız düşünen bir toplumun oluşması, bireysel çıkarlardan önce toplumsal çıkarların göz önünde bulundurulmasını sağlar. Ve yönetecek olan düşüncelerin doğru ve yanlışlarının tartılması; kişi -grup faydasının değil toplum faydasının ön plana çıkarılması sağlanır.

   Adam Smith’in başlattığı savurganlık akımının yerini bilinçli tüketen, sorgulayan, insanların fikirlerine saygı duyan bireyler oluşturur. Bireyler toplumun temelidir. Ve unutulmamalıdır ki; temelleri sağlamsa bir yapının devamlı yükselmesi sağlanabilir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir